Radikal, Funda Özkan
17 Aralık 2005
|  |
Anneciğim Türkler geliyor!
Ülker ile Siena basketbol takımlarının Euro League karşılaşması için İtalya'dayız. Maç için spor salonuna giderken rehberimiz Özge Ersu, Lando Fiorini'den sadece gitar eşliğindeki 500 yıllık 'Anneciğim Türkler geliyor' şarkısını dinletiyor.
"Biz Romalılar kendimizi çılgın zannederdik. Türkler bizden çılgın çıktı" melodisiyle duygulandırıyor hepimizi. Özge bey, havayı 'Ceddin Deden' mehter marşıyla birden dağıtıveriyor.
Yakın dönemin 'konumu' hassas gruplarından Ülker, kurumsal yönetişimde 'devrimci' bir adım atarak siyaset dünyasının sağcı-solcu önemli simalarını bir araya getirdi ve 'İstişare Konseyi' kurdu.
Bakın kimler var İstişare Konseyi'nde:
Alev Coşkun : Cumhuriyet gazetesinin bağlı bulunduğu Cumhuriyet Vakfı Başkan Yardımcısı, eski Turizm Bakanı.
Oltan Sungurlu : Eski Adalet ve Milli Savunma Bakanı.
Rona Yırcalı : DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu), Balıkesir Sanayi Odası, Dünya Odalar Federasyonu, TEV Başkanı. (TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başkanlığı döneminde en büyük siyasi desteği Süleyman Demirel'den alıyordu.)
İlter Türkmen : Eski Dışişleri Bakanı, emekli büyükelçi.
Rıfat Hassan : Yahudi cemaatinin eski başkanlarından.
Dr. Ali Nail Kubalı : Sosyal demokrat işadamı.
Galip Demirel : Emekli vali, müsteşar, eski milletvekili.
Turhan Özer : Emekli koramiral.
10 kişilik Ülker İstişare Konseyi'nin geri kalan iki üyesi Ülker Grubu'ndan. Biri, Ülker Grubu İcra Kurulu üyeliğinden ayrılan, halen grup sözcüsü Metin Yurdagül. Diğeri Necdet Buzbaş.
Bugüne kadar 'danışma kurulu' oluşturan holdinglere tanık olduk. İstişare Konseyi üyesi ve Grup Sözcüsü Metin Yurdagül kurulan istişare konseyinin, danışmanlık görevinden çok daha aktif olacağını vurguluyor. Konseyin başkanlığına Oltan Sungurlu seçilmiş. Metin Yurdagül, dışarıdan bir ismin başkanlığı üstlenmesini de konseyin etkinliğine bir kanıt olarak gösteriyor.
Metin Yurdagül'ün ifadesine göre konsey öncelikle 'grubun temel politika ve menfaatlerini, ülkenin milli menfaat ve sorumluluk çerçevesinde oluşturulması için çalışacak.'
Bir önemli beklentiyi daha dile getiriyor Metin Yurdagül, "Ekmek yediğimiz yerin dışarıdan nasıl göründüğünü hem ekonomi hem siyaset alanında farklı konumda bulunan simalardan öğrenebilmek, farklı sesleri dinlemek istedik."
İstişare Konseyi şu ana kadar üç kez toplanmış. Belirteyim iki konu kesinlikle toplantı konusu olamazmış: Siyaset ve din.
Anneciğim Türkler geliyor!
Ülker ile Siena basketbol takımlarının Euro League karşılaşması için İtalya'dayız. Maç için spor salonuna giderken rehberimiz Özge Ersu, Lando Fiorini'den sadece gitar eşliğindeki 500 yıllık 'Anneciğim Türkler geliyor' şarkısını dinletiyor.
"Biz Romalılar kendimizi çılgın zannederdik. Türkler bizden çılgın çıktı" melodisiyle duygulandırıyor hepimizi. Özge bey, havayı 'Ceddin Deden' mehter marşıyla birden dağıtıveriyor.
Gazeteci ve Ülker Grubu yetkilileriyle 20 kişilik ekibimiz, spor salonunda bir avuç Türkiye taraftarıyız. Başlarda Ülkerli basketçiler kötü oynuyor, fark açılmıyor ama maçın keyfi de çıkmıyor. Neyse sonra skor bizim lehimize dönüyor da biraz keyifleniyoruz.
Sağımız, solumuz Sienalı taraftarlarla çevrili. Onlar da eğleniyor. Ne bir kötü söz, ne bir ters bakış. Eğlenmeye gelişmişler, savaşmaya değil.
Şükrü Saracaoğlu'ndaki Türkiye- İsviçre milli maçındaki olayları hatırladım. İsviçre mili marşı başladığında stadın bir kısmı yuhalamış, maç sonrası yaşanan çirkin olayların ayıbı bize yetip, artmıştı. Maçı Ülker 74-70 aldı biz de güle oynaya salondan ayrıldık.
Biz de bir gün tarihi mirasa sahip çıkacağız
Turist otobüsleri şehrine göre günlük 60 ile 250 avro arası bir nevi ayakbastı parası ödemek zorunda, İtalya'da. Gerekçe açık, hava kirliliğinin önüne geçmek. Venedik, Floransa en pahalısı. Şehir girişinde kontrol noktalarında otobüsler, konaklayacağı gün kadar bedel ödüyor. Belediyeler de, turist otobüslerinin gelirlerini özel kurulan şirkette topluyor.
Son dönemde çevre ve hava kirliğine karşı İtalya kamuoyunda milletvekillerinin ikişer ikişer makam arabası kullanması tartışılmaya başlanmış.
Biz de sıra siyasetçilere gelmesin ama, en azından tarihi değerlerimizi koruma bilincine keşke erişebilsek. Topkapı Sarayı'nı ziyaret eden turistlere, otobüs şoförleri canım, tarihi duvarlara araçlarını sürtmeden geçebildiklerini kanıtlamaya çalışırlar. Çoğunlukla da başarısız olurlar.
|